BLOG:culbber

1 yorum var - 16 Mayıs 2008 17:38

Sizi sizin kadar tanıyan biri;
sizi düşünen, düşünmeyi öğrenmiş,
sakin, uslu, efendi...
Oturmayı kalkmayı bilen,
sevmeden edemediğiniz biri.

Size sizi anlatmayı seven,
sizi başkalarına anlatmayı her şeyden çok seven,
sizin için çok şey yapmaya hazır biri.

Ne söylediğini bildiğinden hep emin oldugunuz,
sizi tanıdığı kadar kendini ve hayatı da tanıyan biri.

Bazen düşüncesine şiddetle ihtiyaç duyduğunuz biri.

Sabahın üçünde "ayıp olur mu" diye
endişelenmeden arayabildiğiniz
ve üçüne beşine bakmadan
size duymanız gerekenleri söyleyen,
gecenin o karanlığında kalkıp ışığı yakan,
masanın başına geçen biri...

Kaleminiz-kağıdınız, aynanız, saatiniz, kravatınız olan.
Bazen gölgeniz olan biri, ve bazen vicdanınız.

Eh bazen de uykusuz bıraktığınız için, vicdan azabınız olan
biri...

Hayatınınızda böyle biri var mı?

Varsa;
KIYMETİNİ BİLİN...

Bugün onu arayın; hatırını sorun...

0 yorum var - 16 Mayıs 2008 17:35

Sizi sizin kadar tanıyan biri;
sizi düşünen, düşünmeyi öğrenmiş,
sakin, uslu, efendi...
Oturmayı kalkmayı bilen,
sevmeden edemediğiniz biri.

Size sizi anlatmayı seven,
sizi başkalarına anlatmayı her şeyden çok seven,
sizin için çok şey yapmaya hazır biri.

Ne söylediğini bildiğinden hep emin oldugunuz,
sizi tanıdığı kadar kendini ve hayatı da tanıyan biri.

Bazen düşüncesine şiddetle ihtiyaç duyduğunuz biri.

Sabahın üçünde "ayıp olur mu" diye
endişelenmeden arayabildiğiniz
ve üçüne beşine bakmadan
size duymanız gerekenleri söyleyen,
gecenin o karanlığında kalkıp ışığı yakan,
masanın başına geçen biri...

Kaleminiz-kağıdınız, aynanız, saatiniz, kravatınız olan.
Bazen gölgeniz olan biri, ve bazen vicdanınız.

Eh bazen de uykusuz bıraktığınız için, vicdan azabınız olan
biri...

Hayatınınızda böyle biri var mı?

Varsa;
KIYMETİNİ BİLİN...

Bugün onu arayın; hatırını sorun...

0 yorum var - 16 Mayıs 2008 17:27

ATİLLA İLHAN'IN DİZELERİ..
Kalmak Türküsü

Daha gidilecek yerlerimiz var
Şu sohbetini dinler gideriz
Coştukça şarkılar, türküler, sazlar
Rakı mı, şarap mı, içer gideriz

Geçse de umudun baharı yazı
Gözlerde kalıyor yaşanmış izi
Kimseler kınamaz burada bizi
Ne varsa hesabı öder gideriz

Söyleyecek sözü olan anlatsın
İsterse içine yalan da katsın
Yeter ki kendinden, bizden söz etsin
Yalanı doğruyu sezer gideriz

Neler gördük neler bu güne kadar
Daha gidilecek yerlerimiz var
Bizi buralarda unutamazlar
Kalacak bir türkü söyler gideriz

Sevgiye var olduk sevdik sevildik
Kavgalara girdik öldük dirildik
Bir anlam fırını icinde piştik
Anlamlı güzeli sever gideriz.

ÖZDEMİR ASAF

3 yorum var - 16 Mayıs 2008 17:24

Ne vakit bir yaşamak düşünsem ,
Bu kurtlar sofrasında belki zor ...
Ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden ,
Ne vakit bir yaşamak düşünsem ...
Sus deyip adınla başlıyorum .
İçim sıra kımıldıyor gizli denizlerin ,
Hayır başka türlü olmayacak ...
Ben sana mecburum bilemezsin

0 yorum var - 16 Mayıs 2008 17:23

Bugünlerde herkes gitmek istiyor.
Küçük bir sahil kasabasına,
Bir başka ülkeye, dağlara, uzaklara...

Hayatından memnun olan yok.
Kiminle konuşsam aynı şey...
Herşeyi, herkesi bırakıp gitme isteği.

Öyle "yanına almak istediği üç şey" falan yok.
Bir kendisi.
Bu yeter zaten.
Her şeyi, herkesi götürdün demektir.
Keşke kendini bırakıp gidebilse insan.
Ama olmuyor.

Hadi kendimize razıyız diyelim, öteki de olmuyor.
Yani herşeyi yüzüstü bırakmak göze alınmıyor.

Böyle gidiyoruz işte.
Bir yanımız "kalk gidelim",
öbür yanımız "otur" diyor.

"Otur" diyen kazanıyor.
O yan kalabalık zira...
İş, güç, sorumluluk, çoluk çocuk, aile,
Güvende olma duygusu...
En kötüsü alışkanlık.
Alışkanlığın verdiği rahatlık,
Monotonluğun doğurduğu bıkkınlığı yeniyor.
Kalıyoruz...
Kuş olup uçmak isterken, ağaç olup kök salıyoruz.

Evlenmeler...
Bir çocuk daha doğurmalar...
Borçlara girmeler...
İşi büyütmeler...
Bir köpek bile bizi uçmaktan alıkoyabiliyor.

Misal ben...
Kapıdaki Rex'i bırakıp gidemiyorum.
Değil bu şehirden gitmek,
İki sokak öteye taşınamıyorum.
Alıp götürsem gelmez ki...
Bütün sokağın köpeği olduğunun farkında,
Herkes onu, o herkesi seviyor.
Hangi birimizle gitsin?

"Sırtında yumurta küfesi olmak" diye bir deyim vardır;
Evet, sırtımızda yumurta küfesi var hepimizin,
Kendi imalatımız küfeler.

Ama eğreti de yaşanmaz ki bu dünyada.
Ölüm var zira.
Ölüme inat tutunmak lazım,
İnadına kök salmak lazım.

Bari ufak kaçışlar yapabilsek.
Var tabii yapanlar, ama az.
Sadece kaymak tabakası.
Hepimiz kaçabilsek...
Bütçe, zaman, keyif... Denk olsa.
Gün içinde mesela...
Küçücük gitmeler yapabilsek.

Ne mümkün.
Sabah 9, akşam 18
Sonra başka mecburiyetler
Sıkışıp kaldık.
Sırf yeme, içme, barınmanın bedeli
Bu kadar ağır olmamalı.

Hayatta kalabilmek için bir ömür veriyoruz.
Bir ömür karşılığı, bir ömür yani.
Ne saçma...
Bahar mıdır bizi bu hale getiren?
Galiba.

Ben her bahar aşık olmam ama
Her bahar gitmek isterim.
Gittiğim olmadı hiç,
Ama olsun... İstemek de güzel

aferim1

:):):)

2 yorum var - 16 Mayıs 2008 17:21

:) :) :)

Hafifçe ısırılmış bir dünyanın ucundayım
Ellerim uzanmış üşüyormuşum
Acılar yalnızlığımızın ortak aynası olmuş
Düşlerde gördüğümüz hep o derin anlam
Ben nerdeyim.Hangi düş benim
Sen nerdesin.Hangi roldesin
Hafifçe belirmiş bir gülün açışındayım
Daha derin daha sıcak bir yerlerdeyim
Içimde büyuttüğüm hep o sorular
Başka yüzlerde neden
Neden anlam buluyorlar
Ben nerdeyim.Hangi düş benim
Sen nerdesin.Hangi roldesin...

culbber hakkında:

27.07.1981 doğumlu, 27 yaşında. şu an yaşadığı yer İstanbul. çiftçi-esnaf-hurdacı-elktrik olarak çalışıyor. www.ornekktuning.tr.gg adlı bir sitesi var.